Buyuk Bariyer Adalari – Dorduncu gun

Bu sabah da bol uyku ve genis genis kahvalti ile basladi. Ama devaminin o kadar iyi oldugunu soyleyemeyecegim.

Saat 12 gibi hareket edip sicak su kaplicasina gitmek istiyorduk. Toparlandik, hazirlandik ve As capayi cekmek icin one gitti. Ama oda ne?! Capa gelmiyor. Once bir yarim saat one git, geri git belki kurtaririz diye ugrastik ama nafile. Biraz dusunduk, bekledik, cekistirdik falan olacak gibi degil.
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3010.jpg
Derinlik 5-6 metre arasi gosteriyor. Is basa dustu. Paleti, gozlugu, wetsuit’i kusanip atladim suya. Aslinda tedirginim. Yunuslar buralarda midir hala? Dun soylemeyi unutmus olabilirim, yunuslarin ne kadar buyuk oldugunu hic dusunmemistim. Hep kucuklerini mi gormusuz nedir. Bunlar 1.5-2 metre, koca govdeli baliklar yahu. Ya yakina gelip oynamak isterse bir tanesi? Cevapsiz bir soru iste bu…

Uzun zamandir nefes egzersizi yapmadigimi daha ikinci dalista anladim. Asagi gidiyorum fakat duramiyorum ki. Hemen carpinti basliyor, korkup cikiyorum. Daha once scuba egitiminden kulak esitlemeyi falan bilsek de nefes tutmanin tek caresi egzersiz ki onu da yapmamisiz. 5-6 dalis ardindan durumu biraz analiz ettim. Koca bir kaya var ve kocaman bir kutuk. Nasil oldugunu hayal edemiyorum ama zincir once kayanin altina gitmis, kutuk de gelip o araya sikismis. Son olarak bir de kamerayla daldim As’a gostermek icin. Ciktim, izledik beraber. Biraz daha bekledik low tide olsun diye. Saka maka gelgit burda 2-3 metre etkiliyor derinligi; hani oyle ‘sanki merdivenin bu basamagi su altinda gibiydi sabah’ dedigimiz gibi degil, Akdeniz tatillerimizde emin olamayarak. Meger gelgit gormuyormusuz biz Akdeniz’de. Tekrar daldim yarim saat sonra suyun daha da alcaldigini dusunerek. Biraz daha ugrastim ama is yapmaya yetecek kadar kalamadim hic asagida.
Bu sirada yakindan gecen 2 kisi gorduk, crayfish tuzaklarini kontrol ediyorlardi toplamak icin (crayfish lobster diye bilinen deniz mahlukati, diger adi da kerevit). El salladik geldiler. Eleman zaten tam takim hazirdi zipkiniyla, agirlik kemeriyle, 1 metre paletiyle falan. Yardim isteyince hemen kusandi daldi. 2-3 dalis sonunda karar verdik, kutugu oynatmak gerektigine. Yedek capanin halatini verdim, dalip etrafindan gecirdi. Vincledik ve biraz kaldirdik kutugu, eleman da dalip kurtardi zinciri aradan sagolsun. Ozgur bir leylektik artik. Tesekkur ettik, yanimizdaki tek sise kopukluyu hediye ettik ve limana gittik mutlu mesut ama saat 3’u gecmisti coktan.

Sicak suya giden patika iskeleye 5km kadar uzakta basliyor. Basladik yurumeye. 5 dakika olmadan cillop bir merso jip geldi bizi aldi, patika baslangicina kadar goturdu. Onlar da tatile gelmisler adaya, orta yasli bir cift ve buyuk baba. Ilk defa cocuklari evde birakmislar bu yil. Buyukbaba pek sakaci ve eski gezginlerden, ‘merhaba’ diye karsiladi bizi nereli oldugumuzu sorduktan sonra. Istanbul’dan ve Turkiye seyahatlerinden bahsettik yol boyunca. Tesekkur edip indik.
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3021.jpg
Patika cok basit bir rota, 45 dakikalik bir yuruyus ardindan suya ulastik. Bekledigimizden daha camurlu gorunuyordu. Once tereddut ettik ama yine de girdik.
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3015.jpg
Kaslar gevsedi hemen. Hersey mutlu mesuttu ta ki o tabelayi gorene kadar. Korktuk ciktik. Alla alla insan daha goz onune bir yere koyar boyle onemli birseyi. “Tehlike! Anoebis Menenjit olumculdur. Basinizi suya sokmayin.” Haydaa, ee kicimizi soktuk o ne olacak? Neyse ciktik hemen.
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3019.jpg
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3026.jpg
Geri yuruduk patikayi ve yola ulastik. Yol dedigim asfalt falan degil yanlis olmasin; tozlu micir gibi birsey, yurumesi hic zevkli degil. Ustelik tepeyi asip arka yuzune gecmemiz gerekiyor, hani kolayca atlamistik bu bolumu baslangicta. Yapacak bir sey yok, yurumeye basladik. 1 saatten fazla suren yuruyus boyunca hic arac gecmedi.
/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/1da/16222537/files/2014/12/img_3029.jpg
Donup lodge’dan buz alip, bazi ihtiyaclari giderip tekneye ciktik. Bu sefer yer degistirmeye gerek gormedik. Burasi da cok kalabalik degil zaten. Bizden baska 3 tekne var. Guzel bir yemek ve ardindan sohbet. Gun icinde cok yorulmusuz. Benim biraz da sirtim agrimis. Kas gevsetici hap ve krem pamuk gibin suzuldum yataga. As kitap okumaya devam etti bir sure daha.

As & Re limandan bildirdi.
Aralik 24, 2014 – Whangaparapara wharf

Reklamlar
Bu yazı günce, yelkende, Yeni Zelanda içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Buyuk Bariyer Adalari – Dorduncu gun

  1. Mehmet Bayrak dedi ki:

    Guzel gecen bir günüzü daha keyifle okudum.Her ihtiyac duyduğunuzda birileri yardiminiza yetişiyor.Dürüst ve güzel insan olmanin mukafati olmali.Butun güzellikler sizinle olsun

  2. anadolu yakasında, muhteşem insanların olduğu bir evde görmüştüm en son sizi.. sonrasında yazılarına hasret kalarak geçn neredeyse bir yıl. hoş geldiniz demekten başka bi’ şey diyemiyorum şuan. hepsi bu..

    bir gün oralarda görüşmek üzere..

  3. ayten dedi ki:

    Keyifli yolculuklar:) Yolunuz acik olsun…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s