Ciftlik gunleri

Helpx’i kesfettik ya, yeni seyler tecrube etmek cok daha kolaya ve ucuza geliyor artik bizim icin. Chillawhile gunlerini orda kaldigimiz bir haftanin sonunda arkamizda biraktik ve yeni bir eve, yeni bir goreve geldik. Oamaru’dan 250 km kadar daha kuzeyde, Lyttelton kasabasindayiz simdi. Bu sekilde Dunedin’den 350 km uzaklasmis olduk. Cok neseli bir cifte, kartal yuvasi ciftliklerinde yardim edecegiz.

Ciftlik oyle buyuk ki bir tepeyi yamacindan baslayip zirvesine kadar fethetmis diyebiliriz. Degisik capta isleri gunde 4 saat yapmanin karsiligi olarak yatak ve yemek onlardan guzel bir 3 hafta gecirecegiz.

Once cifti kisaca tanitayim. Patsy Hanim 60’larina yakin emeklilige geri sayim yapan bir insan kaynaklari muduresi. David ise universite’den emekli 68 yasinda, “eski genclerden kim kaldi” ayarinda dagcilik ve uzun doga yuruyuslerinin kitabini yazmis bir doga tutkunu. 30 yildir insa etmek icin emek harcadiklari ciftliklerinde nadir ciftlik hayvanlarini hobi olarak besleyerek yasayip gidiyorlar.

Bizimle evde ve bahcede ne is varsa bir ucundan tutalim diye iletisim kurmuslardi. Nedir bu isler; mutfakta asciligimizi konusturup dunya mutfaklarindan en zengini Turk mutfagi ile kendilerini tanistirmak, sabahlari sayisi 100’u bulan hayvanlari beslemek, oraya buraya birseyler tasimak, bulasik ve mutfak gibi ev islerine yardim etmek, bahceyi ele geciren yabani otlardan kurtulmak ve ara sira peydah olan ivir-zivir bir suru isi halletmek. Aslinda bahce ve tabi ki hayvan isleriyle ilgilenmek cok teferruatli isler, bizden agir bir is beklentisi yok ev sahiplerinin. Onlarin niyeti degisik kulturleri evlerinde agirlamak gibi neredeyse.

Son bir hafta icinde yaptigimiz en pis is, bir ahirin kac zamandir biriktigini bilmedigim tabanindaki samanlari temizlemek oldu. 4 saatlik yorucu ve pis bir isti ama hamlamaya cok yatkin vucudu hizla diriltti. Saman balyalarini tepedeki saman depolarina tasimak da diger  yorucu ama saglam egzersiz sinifina giren isti. Bir baskasi da bahceyi bellemek olarak siraya girebilir.

dashek

Biz butun bu islere kostururken bir de Dashek isimli sozum ona coban kopeginin yerli yersiz, araliksiz havlamalarini dinleyip, ayakkabilarimizi yakalamaya calismasina engel olmaya calisiyoruz.

ted

Ya da Dashek’in babasi, agir kanli olusu ve yumusak mizaci yuzunden diger butun kardesleri gibi yuksek paraya hayvan ciftliklerine satilip koca suruleri kovalama sansini yakalayamayan Ted ile dokunmaca oynamak durumunda kaliyoruz. Ne yaparsan yap gelip kafasini bacagina yaslamaya calisiyor. Oyun degil istedigi sicak temas sadece. Yaninda durup bacagina yaslaniyor, o kadar. Kibar ve agirkanli bir kopek gercekten, cok derin gorgu bilgi sahibiymis izlenimi uyandiriyor.

Bu kedinin adi needle yani igne: samanlikta bulmus David onu, tipki igne gibi

Evde dolanan 3 tane kediden de bahsetmeden gecmeyeyim, hepsi sahsina munhasir.
Needle soguk kanli bir avci. Avlanip geliyor, kosesine cekiliyor, yanina oturup seversen pek memnun, hic itiraz etmiyor.

Stumpy bildigin yalaka kedi, seni gormeyedursun, hemen gelir kucaginda yerini yapar kart motoru gibi grrr’lar durur. 18 yasindaki asilzadeyse sadece yemek saatinde caktirmadan mutfaga gelip atistirip kaybolur tekrar. Kendisini bunun disinda yakalama firsatimiz olmadigi icin fotograflamak mumkun olmadi ne yazik ki.
Evin disindaki hayvanlari tanitmak ise basli basina bir hikaye baska bir zaman anlatilacak.

Lyttelton kasabasi bir liman kasabasi aslinda. Oldukca eski bir yerlesim yeri ve tarihi binalarla dolu. Su sira biraz temizlik yapiliyor bu binalarda, yenilerinin ayni yeri almasi umuduyla. Kasabanin onu tamamiyle kocaman bir liman ile kapanmis durumda, karinca yuvasi gibi calisiyor. Burasi dogal korunakli bir koy oldugundan bolgedeki bir suru koya demir atmis yuzlerce yelkenli tekne mevcut. Bu korunakli limandan ciktigin an okyanus sana bol dalgali bir merhabayla kucagini aciyor, ama icerisi ana rahmi gibi huzurlu ve sakin. Gerci duydugumuza gore bir kac sene evvel saglam bir firtina olmus ve ters acidaki bir koyda 40 kadar tekne batmis, yanlis yere park etmisler, uupps.
Arkamizdaki tepelerde yamac parasutu, onumuzdeki koylarda seakayak, karsimizdaki tepelere cikan yollarda bisiklet ve ortadaki ic denizde ekipmanli dalis yapiliyor. Sadece bir cumartesi 20 dakikalik bir tur ile hepsini ziyaret ettik. Cevremize, tepelere cikan ya da ufak kumsallara inen yuruyus patikalari sacilmis durumda. Bu aktiviteleri yapmadan evvel sabah kahvaltisi icin cafeler, aksam yemeginde gunun tadini cikarmak icin restoranlar kasabaya yayilmis ayriyetten. Ozetle, ciftlikte devam eden imece usulu calismamiz iyi basladi ve guzel devam etmekte.

As & Re keci meeelemeleri arasindan bildirdi. (3 September 2011, Lyttelton)

Reklamlar
Bu yazı günce, Yeni Zelanda içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Ciftlik gunleri

  1. Serdar dedi ki:

    herşey harika gözüküyor :) Size kolay gelsin, baharın gelişi fotograflardan da belli! Kendinize ii bakın.

  2. Mustafa Tece dedi ki:

    YENİ BİR GÜNLE YENİ BİR YAZI VE YENİ BİR İŞ size KOLAY GELSİN.DOSTLARINIZA SEVGİ VE SELAMLAR.BİZİM KÖY KADAR BİR KASABA HERHALDE.İŞLERİ İYİ ÖĞRENİN DÖNÜNCE TECRÜBE OLUR YAZ BİZE GELDİĞİNİZ DE YARDIM EDERSİNİZ.İYİ VE MEMNUN OLDUĞUNUZA SEVİNDİK.HAYAT SİZİN DİYECEK BİR ŞEY YOK.HASRETLİK OLMASA.ÖPÜYORUZ.

  3. Emre Özbilgin dedi ki:

    Mekana, aktivitelere, doğasına bayıldım :) Çiftlik kulağa çok hoş geliyor. Üstelik ev sahipleride çok iyi insanlara benziyor. Oyun içinde oyun gibi tatil içinde tatil gibi. Ama bahçe işleri uğraştırır göründüğü kadar kolay değildir bilirim. askerde, acemilikte bir arkadaşım vardı. çiftçiymiş sivil hayatta. toprağı bellemeyi karmayı etmeyi ondan öğrenmiştim. usta birliğinde,, emre çavuşu çağırın diye komutanlar beni arar sorar bütün bahçe işlerini bana yaptırırlardı :) ama iyi antreman oluyor evet :) 4 saatin dışında kendinize dolu dolu azman ayırabiliyormusunuz? Türk yemeklerinden neler yaptınız, sevdiler mi? çok tonton görünüyolar oldukça içim ısındı,, sevindim böyle insanlarla karşılaşmış olmanıza :) Siz neler yiyosunuz,, onların mutfaklarında neler var? Keşif fotoğraflarınızı sabırsızlıkla bekliyorum :) iyi eğlenceler

  4. Filiz Güneş dedi ki:

    Söze nerden,nasıl başlıyacam bilemedim.Belki de özlemiş olmanın verdiği bir ruh hali var.Yav Aslı ve Emre’ciğim madem siz bukadar meraklıydınız bu işlere deseydiniz bana yavv:))) Size yeniköyde ve değişik yerlerde hatta benim evde bu tür işlerle meşkul ederdim.Örneğin Abdullah deden tarlayı hicara veriyor,işlenmesi için( ağaçların budanması,tarladakı lüzümsuz otların temizlenmesi,tarlanın bellenmesi,zeytinlerin budanmaı,toplanması v.s.Yada evinin temizlenmesi:)))…Benim kedilerin taranması,beslenmesi,tırnaklarının kesilmesi,tüylerinin taranması,yeni kedi bebişlerin bakımı,vs.vs.vs.daha çok işler sayabilirim size işmi yok yanii:))))Üstelik bu işleri yaparken sınırlı yatak ve kalacak yer sıkıntısıda yaşamazdınız:))))Bizde sizi buuu kaaaaa özlemezdikk:))))
    Neyse canlarım sadece gülesiniz diye yazdım…Size imreniyorum doğrusu,anlam veremesemde,benim aklım ermez zaten boşverr…Yazmak istediğim toparlayıp yazamadığım çok şey var aslında.Herşey gönlünüzce olsun.Çok özledim sizleri.Kolay gelsin canlarım….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s