Merhaba Hindustan!

Anne leylegi yolcu ettigimiz gibi biz de yeni hedefimiz Hindistan’a ucacaktik. Ucak saatlerimiz ayniydi, hatta cikis kapilarimiz ve ucaklarimiz da yanyanaydi. Ucaklarimiza bindikten sonra onun istanbul’a gidecegi ucaga el sallayaraktan perondan geri geri ayrildik ve bu sekilde 5 dakika erken ayrilmis olduk Tayland’dan Guler anneye gore.

Tayland’da guzel gunler gecirdik birlikte. 3 gunluk sehir ve gunubirlik Ayyuthaya ziyaretimizden sonra 4 gun ense yapalim diye Koh Chang adasina yonelmistik. Bu 6 gunluk maceramizi uygun bir vakitte aktaracagiz.

Simdi nerdeyiz ona bir bakalim. 4 saatlik ac bilac (bir yudum su bile ikram etmediler bize ucuz biletciyiz diye, helal sana airasia!) ucusumuzdan sonra Kalkuta’ya geldik. Hindistan’a gercekten hazirliksiz gelmistik. Yanimizda seyahat kitabi yoktu. Son 4 gun hic internet ile de bulusamayinca inceleme firsati bulamamistik. Bangkok’a dondugumuz son gece kisaca kalacak yerlere bir goz atip bir hostel adresi almistik o kadar.

Havaalaninda gordugumuz 2 sirtcantaliya nerede kalinir diye oylesine bir danisacak olduk. Keske yapmasaydik. Bize ‘Sudder sokagi’ denen yerin sehir merkezinde oldugunu ve bir cok misafirhane bulabilecegimizi soylediler. Biz de adresini aldigimiz uluslararasi genc hosteller uyesi mekan yerine, cok secenek var dusuncesiyle oraya gittik.

Tam bir karambol ve kaosun icinden, parasi onceden odenmis taksimiz ile gecerek medeniyetin can cekistigi sehir merkezindeki bu sokaga ulastik. Ayagimizi sokaga atmamizla akbabalar sardi etrafimizi. Herkes kendi bildigi bir misafirhaneye goturmeye calisiyor seni, belli ki ustune bahsis alacak. Bu hikayeleri diger gezginlerden cokca dinlemistik. Onlara pek yuz vermemeye calisarak, cogu zaman duymazdan gelerek etraftaki yerleri gezip odalarina ve fiyatlarina baktik. Hizbe, pis, havasiz odalar arasinda secim yapmak bir hayli zor oldu. New York’lu oldugunu ogrendigimiz genc bir muzik delisi yeni cag hippisi ile kapisinda sohbet ettigimiz bir mekana cantalari atmaya karar verdik. Oda fiyati uygundu ve guvenli bir yere benziyordu.

Kalacak yeri ayarladiktan sonra biraz pazar ve cevresinde dolastik. Para bozdurduk. Bizim eski lokantalara benzeyen bir yerde damak tadimiza cok yabanci olmayan sebze yemekleri yedik. Inanmazsiniz mercimek corbasi ictik, adi baska (Mercimekten yapilan bu yiyecege Dal Fry demisler.) tadi pek bi kimyonlu olsa da. 2 apaci tarafindan 1 saat ayakustu sohbete tutulduk. Ama helal olsun gercekten, cok candan sohbet ettiler, sanki siradan biriymisler gibi. Ancak 1 saat sonra konuya gelebildiler. Pasajda dukkanlari varmis, gelip bir goz atmamizi istediler. Kirmamak icin bir goz attik ama alici degilsen hemen yuzleri degisiyor haliyle.

Tekrar odamiza dondugumuzde saat 4’u geciyordu ve biraz moralman zayiflamistik. Kalkuta’nin baslangicta yarattigi duygu pek hos degildi. Surekli korna sesi ve ustune atlayan dilencilerin, saticilarin, otcularin ve taksicilerin verdigi rahatsizlik, onumuzdeki 20 gunun plansizliginin verdigi stres, tirtilimizin (ipod touch, gozumuz-kulagimiz) bozulmus olmasi, odada priz bile olmamasi, amerikali tipin odada yatak bocegi diye tabir ettigimiz tahta kurusu kilikli bocekden bularak bize gostermesi, havanin kavurucu sicagi, internet denen seyin buralara ulasmamis olmasi (gozunu sevdigim Kambocya ve Cin, 1 paraya oda tutuyorsun yaninda wi-fi beles), heryerde cop yigini ve adini koymakta zorlanacaginiz turden pisligin olmasi, sineklerin duzenli orduya gececek kadar ilerlemis medeniyeti ve benzeri sebeplerden oturu biraz gergin bir ogleden sonra gecirdik.

Ama bu duzensizlige hemen ceki duzen vermek icin 5 bucuk itibariyla harekete gectik. Sokagin basindaki sahaftan kullanilmis bir Hindistan kitabi aldik. Etraftaki 1-2 yabanciyla konustuk. O cevrede baktigimiz diger kalacak yerlerin de bir seye benzemedigine karar verip daha once adresini aldigimiz hostele tasindik. Cok uzakta oldugu icin ve yogun saate kaldigimiz icin bizi gozgore kaziklayan bir taksici ile 1 saat suren bir yolculuk sonunda daha nezih, sakin, aile ortami bir bolgede yeni yerimize yerlestik.

O kadar yorulmusuz ki sabah 6 da kalkarak ciktigimiz yolculugumuz sag salim aksam 9 da bu odada sonlandiginda hicbir sey yapmadan uyku moduna gecmistik bile.

Bugunu de sabah 7de kalkip 20 gunluk Hindistan seyahatimize hazirlanarak gecirdik. Camasir yikadik, ders calistik, ruhen toparlandik.

Olmayan internet sebebiyle haberler seyrelecek gibi gorunuyor, resimler ise bir hayal. Bakalim Hindistan’da bizi Cin gibi sasirtabilecek mi?

As & Re sicaklardan kavrulurken bildirdi.

Reklamlar
Bu yazı günce, Hindistan içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Merhaba Hindustan!

  1. Mustafa Tece dedi ki:

    Haberinizi aldık yeni gezi alanınızda kolaylıklar diliyoruz biz veherkes iyi,selamlarıvar.2.kartınız ulaştı.Sağlığınıza vineklere dikkat diyoruz.İYİ ve çabuk haberlerinizi bekliyoruz,öpüyoruz.

  2. Mehmet bayrak dedi ki:

    Hindistan maceraniz hayirli olsun. Baslangic hos olmasa da Mahatma Gandi’nin ülkesidir.Devaminin sizi mutlu edecegine inaniyorum.çok opuyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s