Routeburn rotasina varis

Saat 8’e yaklasiyordu As ile gozlerimizi acip da tavan camimizdan disariyi seyretmeye basladigimizda. Bulutlar yarisircasina hizli akiyordu gokyuzunde. Tam o sirada gorduk gokyuzundeki tanimlanamayan cismi. Bence kayan bir yildizdi, As’a goreyse bulutlar arasinda anlik gorunen bir ucakti. Kesin olan birsey vardi ki onun ne oldugunu aramizda konusacak kadar bir zamanda, cok parlak ve hizli bir isigin gokyuzunde gorunup kalbolduguna sait olmustuk.

Bugun uzun bir gun olacak. Yeni Zelanda’daki ilk uzun yuruyusumuze cikacaktik, ama once oraya ulasmaliydik. Heyecanliydik bir hayli. Aksam hazirligimizin cogunu bitirmistik. Bir kac gundur ozenle yaptigimiz kahvaltilardan birini daha zevkle bitirip araci hazirlamaya gittik.

Ilginc bir fikrimiz var bu yuruyus icin. Rotamizin baslayacagi yer ile bitirecegimiz yer arasindaki 40 km’lik mesafeyi son gun yurumek zorunda kalmamak icin yanimiza alacagimiz bir bisikleti bitis noktasina saklamayi dusunuyoruz. Aramizdan bir sansli kisi o bisikletle arabaya geri donecek ve arabayla digerlerini toplayacak. Planimiz ise yararsa bir kac saat kazanacagiz dort gunluk yorucu bir yuruyusun ardindan. Donuste biz Queenstown’da kendimize kalacak bir yer ararken, Chris 300 km’lik yolu pedallayarak evine donecek, boylece yol masrafindan da kurtulacak.

Gidecegimiz rota en meshur rotalardan biri. Routeburn duzlugu diye bilinen bir yere cikacagiz derin bir vadiden irmagi takip ederek, ara ara irmagi keserek. Uclari karlarla ortulmus daglara dogru da devam ediyor vadi boyunca. Asil sairane manzara o daglara cikildiginda elde ediliyormus. Gorecegiz, ama herseyin bir sirasi var.

Tabi bu arada rotaya baslayacagimiz noktaya varana kadar gececegimiz 300 kilometrenin de ayri bir guzelligi var. Middlemarch’tan ciktikten sonra Ranfurly yolunu takip edecegiz. Aslinda arada kestirme daglardan gecen bir yol var ama toprak oldugu icin tercih etmiyoruz. Mercimek gectigimiz 2000 km’yi hakkiyla katetti ama ne zaman neresi elimizde kalir belli olmaz. Kim bilir bizden once kac gezgin tepeledi guzelim mercimegimizi.

Takimin 4 gunluk yemegini ve seker soku yapacak bir suru abur cuburu 3 cantaya esit sekilde paylastirdik. Mercimegin icine ufak bir duzenlemeyle 3 sirt cantasi, 1 bisiklet ve bir ufak kutu bisiklet ekipmanini sigdirdik. As’da kendine yatacak bir yer ayarladiktan sonra hazirdik yola. As arkada tavandan gokyuzunu seyreder halde, biz onde yolu takip eder bir sekilde dustuk yola. Saatlerimiz dokuz bucugu gosteriyordu Middlemarch’in ruzgarli tek ana caddesini arkamizda biraktigimizda.

Bir saat sonra ulastigimiz Ranfurly’de yakit ikmali yaptik. Ardindan vardigimiz ilk buyuk kasaba olan Omakau’da da bir gazete dolusu patates ile gecistirmelik bir ara ogun ismarladik kendimize.

Gectigimiz her yer mukemmel ova ve onu cevreleyen dag manzarasi ile etkileyiciydi. Giderek doga guzellikleri kendini daha da gostermeye baslamisti, meshur Queenstown sehrine yaklastikca. Son yillarda yapilmis buyuk bir barajin yanindan gectik. Vadiyi tamamiyle doldurmus, tabi yaninda bir kac ufak kasaba, bir hayli ciftlik ve bolca meyve bahcesi de goturmus sularin altina. Ufak kasaba dedigimde cok birsey gelmesin akliniza, ufaklar 5-10 haneden, kasabadan geciyorsun hissi verenler ise 20-30 haneden olusuyor zaten. Barajin bir ucunda Alexandra kasabasi olusmus ki kiyaslarsak ilce ebatlarina ulasmis bence. Diger tarafta ise meyve bahceleriyle unlu nehir kasabasi Cromwell kocaman bir gole burun yapar bulmus kendini, bir cok su sporunu da esantiyon olarak edinerekten.

Cromwell’de Chris’in bir arkadasinin kahve dukkaninda mola vermek istedik ama arkadasi kis oldugunda dukkani kapatip torunlarina bakmaya gidiyormus meger. Onun yerine kasaba cikisina yerlesmis bir meyve marketinde durup gercek meyveli dondurma yiyerek mola verdik. Kuru meyve de satan marketin tadimlik tabaginin basinda dordurmamizla birlikte bolca kuru meyve eseledik. Dikkatlerin pek bir ustumuze dondugunu anlayinca da tipis tipis uzaklastik.

Barajdan sonra bolca vadi indik ciktik. Bisiklet ile Chris’in donmesi fikri iste o andan sonra pek mantikli gelmemeye basladi bized aha once bu yolu defalarca yaptigini soylemesine ragmen. Ilk seferini 70’li yillarda abisinin bisikletini odunc alarak yaptigini da ekledi.
Yol boyunca onlarca ilgi cekici sey goruyoruz ve duruyoruz. Bu belki de onuncu durusumuz. Iyice gecikecegiz diye endiseleniyor Chris, ama engel olamiyoruz kendimize cezbedici manzaralar gordukce. Buyuk harflerle “BUNGY” yaziyor nasil bir anda donup o sapaga girme istegini engelleyebilirim ki?!

Dunyanin ilk Bungy jumping merkeziymis durdugumuz Kuwarai Koprusu. Bungy halatinin mucitleri bu is icin ilk defa burayi kullanmis ve daha sonra buradan yayilmis bungy atlayisi dunyaya. Muze gibi icerisi. Kocaman bir lobi, interaktif oda, bar, hediyelikci, brosurler, fotograflar ve bir suru sey. Oynayan videolarda bir suru adrenalin tutkununun heyecanli ve zevk alan goruntuleri var. Ruzgarin deli gibi esmesine aldirmayan genc bir kizin kopruye ciktigini goruyoruz. Az once fotograf cekmek icin bile cok duramadigimiz bir noktada, bu atlayisi kacirmak istemeyen ufak bir kalabalik ile birlikte biz de yerimizi aliyoruz. Korku mu sevinc mi oldugunu bilmiyorum ama atlarken de geri sicrarken de bastigi ciglik ile ruzgarin sesini bastirabiliyordu. Asagida hizla akan nehirde bekleyen bir bota indirdiler kizi. Biz de yapmak istiyorduk aslinda, en ufak tereddutumuz yoktu ustelik ta ki panoda yazan inanilmaz sacma fiyati gorene kadar. Ne para vurmus bu etkinligin mucitleri! Uzulerek oradan ayrilmak dustu bize.

Bir sonraki ilginc manzara ise yuzuklerin efendisinden geldi. Resmen Migferdibi’ne benziyordu dibinden gectigimiz yer. Bir isaret ya da yazi goremedik, emin olamadan devam ettik. Eminim internette bir harita olmali 3 filmdeki onemli yerleri Yeni Zelanda haritasinda isaretledikleri. Bir ara bu haritayi bulup bu kutsal topraklari da ozellikle ziyaret etmem lazim hac’cimi tamamlayabilmek icin.
Queenstown’in arka kapisinda duran tarihi yapisini 150 senedir korumus Arrowtown kasabasindan gecmeden olmaz deyince Chris, yolu kisacik uzatip bu kasabaya da goz attik. Red Kit cizgi filmindeki kasabalar gibi, verandali dukkanlardan olusan eski bir caddeden olusuyor kasaba. Bunu turizm icin mi yapiyorlar yoksa gercekten oyle mi yasiyor bu kasaba bilemiyoruz. Son baharda kizarmis yapraklariyla muhtesem bir goruntusu oldugunu ogreniyoruz kasabanin.

Kasabada durmadan kisaca goz atip devam ettik Queenstown’a dogru. 20 dakika sonra varmistik gol basina ozenle yerlesmis ve bolca turist atraksiyonuyla dolu buyuk sehre. Aslinda bu kadar turistik bir yer beklemiyordum. Burada kaliriz biraz kafamizi dinleyip sitemize zaman ayiririz diye dusunmustum. Ustelik dort bir yana serpistirilmis onlarca rota ve atraksiyon da elimizin altinda olacakti. Ama simdi burada makul fiyatli bir yer bulabilecegimize pek guvenmiyorum. Daglardan donunce bakariz artik.

Doc ofisine ugrayip (Milli parklardan sorumlu kurum) hem hava durumu hem de patikanin durumu ile ilgili bilgi aldik. Kalacagimiz kulubelerde kullanmak uzere kupon aldik bir kac tane, lazim olur dusuncesiyle. Tekrar koyulduk yola, solumuzda gol manzarasi, onumuzde alcalip yukselen ve zigzaglar yapan yol. 1FAday_15June@WakatipuLakeHer tepede ayri bir guzellik karsimiza cikiyor. Simdi de Morgul madenlerinin onunden geciyoruz sanki. Icinde canavar yasayan gol, duvar gibi dikilen daga girmek icin buyulu kapinin oldugu ufak bir duzluk ve karla kapli sivri zirveler hepsi bir arada. Degerli madenler ugruna derinlere indikce yerin yedi kat altindan pur kotulukten olusan Balrog’u uyandirdiklari dag. Onunden geciyoruz. Sonra da Dead Marshes batakliklarinin yanindan geciyoruz sanki. Chris gectigimiz ve gordugumuz bir cok yer icin buralara da setler kurdular, cekim yaptilar diyor.

Yuruyus rotamiza cok yakiniz artik. Varis noktasina ugradik once, bisikleti sakladik ve yanimizda getirdigimiz onceki aksamdan kalan yemekleri isitip yedik. Evde olmadigimiz surede bozulmasin diye yanimizda getirdigimiz yogurt, meyve gibi tasinmasi guc seyleri de tuketip baslangic noktasina yollandik. Hava kararmak uzere. 37 km uzakta oldugunu hesapliyorum, arabayi park edip yuruyuse baslayacagimiz parka varinca, aradaki mesafenin. Cok kolay olmayacak bisikletle araca donmek bu inisli cikisli toprak yola bakilirsa. O seyahat de kendi capinda bir cesit dogaya meydan okuma olacak gibi.
Son kontrolleri yapip mercimekten ayrildigimizda saat alti bucuk olmak uzereydi ve hava iyice kararmisti artik ama cok sansliydik. Tabak gibi ayin aydinlattigi ormanin icine daldik. Ayi hic bu kadar parlak gordum mu emin degilim. Gunese bakiyormussun gibi inanilmaz parlak. Gozumuz kamasiyor bakarken, dogrudan bakamiyoruz bile.

Daha rotaya yeni giriyoruz. Ilk kulube 2 saat mesafemizde, Routeburn duzlugunde. Duzluge ulasmak icin katedecegimiz 2 saatlik yol surekli cikis halinde. Kapkaranlik ormanda dallar arasindan suzulerek gelen ay isigi neredeyse yeterli oluyor onumuzu gormemize. “Ilk kulubeye kadar yuruyus otoban gibidir bu rotada”, diye dalga geciyor Chris. Gercekten de oyle. Egimi cok dik olmayan, tirmanan, genisce bir yol adeta. Cok rahat bir sekilde variyoruz cennetin kapisindaki duzluklere. Bizden once gelen birilerinin kulubedeki atesi yakmis olmasini dilemistik ama tutmadi. Biz de usendik isin asli. As disarida fotograf ile ugrasirken biz yemekle ilgilendik. Yemekten sonra sicak cikolatamizi anzak biskuvileri ile senlendirdik. Butun gun ne kadar yoruldugumuzu ancak ranzalara serdigimiz tulumlara girdigimizde fark ettik. Derin bir uykuya kendimizi teslim ettik.

As & Re “Buyuk Yuruyusler” (Great Walks) rotalarindan birinden, Routeburn kulubesinden bildirdi (15 haziran)

Reklamlar
Bu yazı günce, Yeni Zelanda içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Routeburn rotasina varis

  1. Mehmet Bayrak dedi ki:

    Cok uzun gelen bir aradan sonra bu harika maceranizi okumak iyi geldi.Bulutlar arasinda gordugunuz o parlaklik,sizin yansimaniz olmali.UFO da neymis.Resimlerde her zamanki gibi harika.

  2. Mustafa Tece dedi ki:

    Yeni haber beklerken 6 gün öncesi bu da iyi.Belki yeni yazarsınız.Yürüyüşleriniz bittiğinde haber alırız.KOLAY GELSİN Öpüyoruz bizler iyiyiz.

  3. Serdar Karahisarlı dedi ki:

    Yüzüklerin efendisi sizmişsiniz meğer ;)

  4. Serdar Karahisarlı dedi ki:

    Biraz önce google maps açtım yine.. Middlemarchtan ranfurly ordan alexandra, cromwell arrowtown derken sizi queenstownda yakaladım.. Biraz geç oldu tabi şimdi diğer kıyıdasınız ama, bana da eğlence çıktı işte.. Tabi google amca yürüyüş rotanızı çok ayrıntılı gösteremese de “routeburn track” diye buluyor birşeyler :) öle işte, Gebzedeki mesai nasıl geçecek yoksa :P

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s